Önleyici hukuk, herşeyden önce hukuki ihtilafların doğmasını önlemeyi amaçlayan ve tüm dünyada son derece önem verilen bir hukuk hareketidir. Bununla; Kişiler, firmalar veya devletler arasındaki sorunların,  çekişme (niza) doğmadan önce halledilmesi ve taraflar arasındaki bireysel, ticari veya uluslararası ilişkilerin zedelenmeksizin devamı amaçlanır.

Özellikle yabancı hukuklarda son derece değer verilen “önleyici hukuk” kavramı aslında aynı zamanda mahkemelerin veya yargı yerlerinin iş yükünü hafifletmek amacını da taşır. Pratik olarak bir sene sonra kazanılacak bir davanın maddi değeri olsa da, karşı tarafı amiyane tabiriyle küstürmüş bir tarafın artık o kişi veya şirketle iş yapması, ilişkiye girmesi genellikle söz konusu bile olamaz. Bu açıdan davayı kazansa da karşı tarafı kaybetmiştir. Günümüz koşullarında işin veya hukuki ilişkinin devamlılığının bir kerelik davaları kazanmaktan çok daha önemli olduğunun düşünen kişi, kurum veya firmalar bu tip ihtilafları asgariye indirmek, uyuşmazlık ortaya çıksa dahi bunlara dair çözüm yolları bulmak için hukuk müşavirleri ve avukatlar ile çalışmaktadırlar.

Önleyici hukukun şu an Türkiye’de de çok sık konuşulan yüzü; uzlaşmacılık, arabuluculuk ve tahkim olup, bunlardan arabuluculuk hukukumuzda son derece yenidir. Ancak konu genel olarak önleyici hukuk olduğundan arabuluculuk ve tahkim konuları bu noktada derinleştirilmeyecektir.

Boşanma davaları çekişmeli boşanma ve anlaşmalı boşanma olarak ikiye ayrılır. Eğer çekişmeli boşanma davası açacaksanız iyi bir boşanma avukatı ve bol miktarda şahit size çok yardımcı olacaktır.